YÜREK SEFERİM

Kim demiş ki gül yaşar diken himayesinde, dikenin itibarı ancak gül sayesinde...
 
AnasayfaPortalliGaleriTakvimSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 GÖNÜLLERE DÜĞÜN ŞENLİK: RAMAZAN BAYRAMI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ömrüm
Admin
Admin


Mesaj Sayısı : 58
Kayıt tarihi : 13/03/07

MesajKonu: GÖNÜLLERE DÜĞÜN ŞENLİK: RAMAZAN BAYRAMI   11.10.07 0:49

GÖNÜLLERE DÜĞÜN ŞENLİK: RAMAZAN BAYRAMI



Bayram, sevinç ve eğlence günüdür. Toplu halde, bütün bir cemiyet olarak sevinci paylaşmaktır. Bir aylık ekin mevsiminin ardından hasatın kutlanmasıdır. Çünkü Ramazan ayı rahmetin bardaktan boşanırcasına insanların üzerine yağdığı bir aydır. Bu rahmet ayını ihya etmiş olmanın bayramı kutlanmaz mı?

İki mübarek bayramımız var: Biri Ramazan, diğeri Kurban bayramı. İkinci hicri yıldan bu yana kutluyoruz, dünya durdukça kutlanmaya devam edilecek inşallah.




Bu bayramlardan önce, Medineli sahabiler ilkbahar ve sonbahar başlangıçlarında iki bayram daha yapmakta idiler. Fakat Rasulullah s.a.v. Efendimiz buyurdu ki: “Allah sizin için o iki günü, daha hayırlı iki günle, Ramazan ve Kurban bayramlarıyla değiştirmiştir.” Böylece o iki bayram terkedildi, yerini Ramazan ve Kurban bayramları aldı.

Hicretten sonra Ramazan orucunun farz kılındığı ikinci yılda, Rasul-i Ekrem s.a.v. Efendimiz ve mübarek sahabileri oruçlarını tutmuş, hemen ardından Şevval ayının ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu bayrama oruç ayına atfen Ramazan, fitre verildiği için de Fıtır Bayramı denilmiştir.

Artık biz de o zamandan beri Ramazan ayını oruçla geçirip nihayetinde fıtır sadakası vererek, her yıl maddi ve manevi varlığımızı yeniliyoruz. Ardından Şevval ayının ilk gününe, bayrama ulaştığımızda önce namaz için toplanıyoruz. Bir teşekkür nişanesi ve daha nice hikmetlerin bir tezahürü olarak... Rasulullah s.a.v. Efendimiz, “Bu günümüzde yapacağımız ilk şey namaz kılmaktır.” buyuruyorlar.

Ramazan ayı boyunca kalplerimizi temizlemeye gayret ettiğimiz gibi, bedenimizi ve elbiselerimizi temizlemiş, güzel kokular sürünmüş olarak namaza katılıyoruz. Tekbirler, tehliller, salât ve selamlarla namazı kılıyoruz. Ardından, görevlerimizi yapmış olmanın huzuru, Rabbimiz'in rızasının ümidiyle birbirimize sarılıyoruz, bayramlaşıyoruz. Yüzlerde tebessüm, kalplerde coşku, muhabbet...

Evlere dönüldükten sonra aile arasında, eş, dost, akrabalarla bayramlaşmaya, tebrik ziyaretlerine başlanır. Ramazan bayramlarında Hz. Peygamber s.a.v. Efendimiz'in namazdan önce bir hurma yeme adeti, bu ziyaretler esnasında tatlı ikramını öne çıkarmıştır. Yenilir, içilir, gülüp eğlenilir. Tatlı yemek, tatlı konuşmak, güleryüzlü olmak, sevinmek ve sevindirmek bayramın şiarı olur.

Bayram çoşkusuyla barışmalar, yakınlaşmalar sağlanır. Yoksullara yardım edilir, hastalar, kimsesizler, çocuklar sevindirilir.

Ecdadımız bu neşe ve muhabbetle Allah'a yönelişi ihtişamlı törenlerle kutlamıştır. Bayram geceleri tekbir ve tehlil sesleri arasında fener alayları düzenlenmiş, kandiller yakılıp her yer ışıkla donatılmıştır. Düzenlenen şenliklerde meddahlar, cambazlar halkı eğlendirmiş, toplar atılmış, mehter takımları marşlar çalmış, spor müsabakaları düzenlenmiştir.

Belki de en dikkat çekici olan, bayram şenliklerinin cami çevresinde, ibadete yakın yerlerde yapılmış olmasıdır. Bunu şöyle yorumlamak gerekir: Biz müslümanlar eğlenirken de Rabbimiz'i unutmamaya; aksine, eğlencelerimizin de O'nun hoşnutluğuna vesile olmasına gayret ederiz.

Ramazan ayı ve bayram, birlikte ibadet edip birlikte eğlenmenin zirvesidir. Bayram, acı-tatlı bir dünya hayatının ardından, ilâhi rıza için zorluklara sabretmiş olanların erecekleri cenneti hatırlayıp, sevinci paylaşmanın bir vesilesidir.

Allah yolunda atılan her adım bayram edilmeye değer. Namazlarımızı kılıp, orucumuzu tuttuk. Şimdi sıra bayram etmekte. Mübarek olsun, Allah kabul etsin.

Fıtır Sadakası

Fitre, Ramazan bayramına kavuşan ve temel ihtiyaçları dışında belli bir miktar (nisap miktarı) mala sahip olan müslümanların kendileri ve velayetleri altındaki kişiler için yerine getirmekle mükellef olduğu mali bir ibadettir.

Alimlerimiz, namazın eksiklerini tamamlayan sehiv secdesi gibi, fitrenin de tuttuğumuz oruçtaki eksikliklerimizi giderip orucumuzu tamama erdirdiğini bildirmişlerdir. İbn Abbas r.a.'dan rivayet edilen bir hadiste Rasulullah s.a.v.'in fitreyi, oruç tutanı anlamsız ve çirkin davranışlardan temizlesin, fakirlere de yiyecek bir lokma olsun, diye emrettiği rivayet edilmiştir. (Ebu Davud, Zekât; Ahmed, Müsned)

Hadisten de anlaşılacağı üzere fıtır sadakası, oruç tutan müslümanın, oruçluya yakışmayan davranışlarla zedelenen ibadetindeki eksiklikleri tamamlar, bunun yanında yoksullarında bayram sevincine katılmalarını sağlar.

Fıtır sadakasıyla yükümlü olma vakti Ramazan bayramının birinci gününün tan yerinin ağarmasıyla başlar. Kişinin üzerine vacip olan bu borcu ödemenin en faziletli zamanı da bu zamandır. Bayramdan sonraya bırakılması uygun değildir. Fitre Ramazan ayının başlamasıyla da ödenebilir.

Fıtır sadakası verecek kadar nisaba malik olan kimseler velayeti altında bulunan (bakmakla yükümlü olduğu) kimseler için de sadaka verir.

Bayramı herkesin yaşayabilmesi için gayret etmemiz, bizi temizleyen güzel bir davranış olacak ve sosyal dayanışmayı da geliştirecektir.

Şevval Orucu

Kamerî takvimde Ramazan ayından sonraki ay Şevval ayıdır. Şevval ayında altı gün oruç tutmak müstehaptır. Bu oruçlar bayramın hemen arkasından peş peşe tutulabileceği gibi ay içerisinde aralıklarla tutulabilir.

Rasulullah s.a.v. bir hadis-i şeriflerinde, “Kim Ramazan'ı oruçla geçirip buna Şevvalden altı gün daha ilâve ederse bütün seneyi oruçlu geçirir.” (Müslim) buyurmuşlardır.

Bazı alimler, “Kim iyi bir amel işlerse, kendisine bunun on katı ecir vardır” (Enâm, 160) ayetinden yola çıkarak, Ramazan'ın her bir gününün on güne tekabül ettiğini ve toplamının üç yüz olduğunu, ardından tutulan altı günlük Şevval orucuyla birlikte tam bir sene ettiğini hesaplamışlardır. Zira kamerî takvimde yıl üç yüz altmış gündür.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
GÖNÜLLERE DÜĞÜN ŞENLİK: RAMAZAN BAYRAMI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» hz. isa allahin oglumudur
» Bayramiç köyü / Gelibolu / Çanakkale
» PAVLİ PANAYIRI ( POMAK BAYRAMI ) 100 YAŞINDA.
» KURBAN IN THE BALKANS / Balkanlarda Kurban Bayrami

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
YÜREK SEFERİM :: YÜREK SEFERİME HOŞ GELDİNİZ... :: İSLAM :: BAYRAMLARIMIZ...-
Buraya geçin: