YÜREK SEFERİM

Kim demiş ki gül yaşar diken himayesinde, dikenin itibarı ancak gül sayesinde...
 
AnasayfaPortalliGaleriTakvimSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 vakit gece yarısıdır;gökte incecik bir hilal dünyaya gülümse

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SıZıM
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
avatar

Mesaj Sayısı : 1538
Yaş : 112
Kayıt tarihi : 07/11/06

MesajKonu: vakit gece yarısıdır;gökte incecik bir hilal dünyaya gülümse   03.11.07 1:41

Vakit gece yarısıdır;gökte incecik bir hilal dünyaya gülümser

La Fontaine okumuş karınca, şaşkınlığını kendine saklayarak, üzüntüsünü içine
gömerek yuvasına döner. Anlayamadığı bir şeyler vardır; ama doğru bildiğini de
yapmak zorundadır. Hiç etrafına bile bakınmadan, coşkulu şarkılara, alkış
seslerine aldırmadan çalışmaya devam eder. İçindeki şüpheler ağır basınca,
tekrar gider tepeciğin ardına...

Gördükleri karşısında büyülenir; ama bunu kendine söyleyecek cesareti yoktur.
Vakit gece yarısıdır; gökte incecik bir hilal dünyaya gülümsemektedir. Ilık
rüzgârın dokunuşuyla hışırdayan yapraklar, yakındaki dereden gelen kurbağa
sesleri, ağustos böceğinin şarkılarına enfes bir vokal yapmaktadır. Dinleyiciler
ateş böceklerinin de eşlik ettiği muhteşem bir ışık gösterisi altında yeşil
yapraklar arasından yükselen nağmeleri dinlemektedir. Karanlıktan cesaret alan
okumuş karınca kalabalığın içine karışır. Kimsenin kendisini tanımayacağından
emin olduktan sonra, ellerini ensesinin altına alıp bir köşeye uzanır. Günlerdir
çektiği telaş, minicik bedenine yüklediği stres yavaş yavaş silinmeye başlar.
Çalışmaktan gerilmiş yüz kasları gevşer, gözlerine sevinç ışıkları doluşur. İlk
defa yaşadığı anın farkına varır. Habire çalışmaktan fark edemediği yaz
gecesinin güzelliklerini seyre dalar. Sürekli düşünüp durduğu kış şartları
yüzünden, antenlerini okşayarak esen ılık meltemi ilk defa doyasıya hisseder.
Taze çiçek kokularını hiç telaşsız ve kaygısız içine çeker. Az ötede akıp
durmakta olan derenin şırıltısını da sanki ilk defa dinliyor gibidir. Soyulur
endişesiyle her gece nöbet tuttuğu yuvasından uzakta bir gece geçirmeye
niyetlenir. İlk defa, ağustos böceklerinin hiç de tembel olmadıklarını düşünmeye
başlar. Hiç durmadan, hiç usanmadan, hiç hata yapmadan günlerce şarkı
söyleyebilmenin de bir iş olduğunu düşünmeye başlar. Gözlerini kapatır; uzaklara
dalar. Kulağına gelen melodilerin ninnisiyle uykuya dalar. Sabah olduğunda fark
eder ki, sadece kendisi değil, diğer bütün hayvanlar da neşe içinde çalışmakta,
kış hazırlıkları yapmaktadır, ama bunu yaparken kimse kimseyi tembellikle ya da
aptallıkla suçlamamaktadır. Karınca kardeşleri hiç telaşsız çalışmakta; ama
ağustos böceğinin şarkılarına da eşsiz bir sanat zevkiyle kulak vermektedirler.
Okumuş karınca, bir gecelik kaçamağın ardından, kimseye açılmaya fırsat bulmadan
yuvasına döner. Günler geçer, ağustos ayı sona erer. Takvimler eylül ayını
gösterirken, yapraklar sararmaya başlar. Yaz meltemlerinin yerini güzün hoyrat
rüzgârları alır. Ekim ve kasım ayı ile birlikte ortalık iyice sessizleşir.
Yaprak hışırtıları giderek azalır, ağustos böceğinin söylediği şarkılar ise
sadece hatıralarda kalır.

Nihayet kış da gelir. Artık çalışkan ve okumuş karınca için mutluluk vakti
gelmiştir. Onca telaş içinde biriktirdiklerini harcama zamanıdır artık. Uğrunda
cefa çektiği şeylerin sefasını sürmeye hazırlanmaktadır. La Fontaine'i bir kez
daha minnetle anar. Soğuk bir kış gecesi kapısı çalındığında yüreği pır pır
eder. "Tembel" ağustos böceği nihayet kapısına dayanmıştır işte! Kızgınlıkla
kapıya seğirtir. Kapıyı açtığında, kuryelik yapan genç bir çekirgeyi bulur.
Üzerinde adı yazılı, özenle süslenmiş paketi açtığında, ağustos böceğinin seçme
şarkılarından oluşan CD albümü görür. "Hep hatırlanmak dileğiyle" diye adına
imzalanan CD kapağında, ağustos böceğinin özgeçmişi de yazmaktadır. "Okumuş
karınca" özgeçmişi okuyunca, hayretle öğrenecektir ki ağustos böceği sadece bir
mevsim yaşamıştır ve kış gelmeden aylar önce bu hayata veda etmiştir. Her mevsim
hatırlanacak şarkılar ise bu kısa ömrün meyvesidir.

_________________
Ne beyan-ı hale cür’et, ne figana takatim var
Ne reca-yı vasla gayret, ne firaka kudretim var...

***
bir akşam üstü yanımız da kimsecikler olmaz;
ya da olması gerekenler yanımızdakiler değildir !!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yurekseferi.forumzen.com
 
vakit gece yarısıdır;gökte incecik bir hilal dünyaya gülümse
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Bergüzar Korel(binbir gece)
» Gece Gündüz Dizisi Alev(İpek Özkök) Hakkında
» Gece İbadet (Vel-Leyl !)
» House Of Night [Gece Evi] Hayran Kulübü
» Kemal Sunal

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
YÜREK SEFERİM :: YÜREK SEFERİME HOŞ GELDİNİZ... :: HAYATA DAİR NOTLAR :: SERBEST KÜRSÜ-
Buraya geçin: