YÜREK SEFERİM

Kim demiş ki gül yaşar diken himayesinde, dikenin itibarı ancak gül sayesinde...
 
AnasayfaPortalliGaleriTakvimSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 51-Zariyat Suresi

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SıZıM
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
avatar

Mesaj Sayısı : 1538
Yaş : 113
Kayıt tarihi : 07/11/06

MesajKonu: 51-Zariyat Suresi   04.11.07 21:07

Zariyat Suresi




ZARİYAT 1 - O tozdurup savuranlara,

ZARİYAT 2 - Derken bir ağırlık taşıyanlara,

ZARİYAT 3 - Derken bir kolaylıkla akanlara,

ZARİYAT 4 - Derken bir emir taksim edenlere andolsun ki,

ZARİYAT 5 - O size vaad edilen elbette doğrudur.

ZARİYAT 6 - Ceza ve hesap günü şüphesiz olacaktır.

ZARİYAT 7 - Yollara sahip göğe andolsun ki,

ZARİYAT 8 - Siz elbette çelişkili sözler içindesiniz.

ZARİYAT 9 - Ondan çevrilen (imana) çevrilir.

ZARİYAT 10 - Kahrolsun (o fikir adına) kendi tahminlerini ileri sürenler!

ZARİYAT 11 - Onlar bir sarhoşluk ve cehalet içinde şuursuzdurlar.

ZARİYAT 12 - Onlar: "Hesap ve ceza günü ne zaman?" diye soruyorlar.

ZARİYAT 13 - O gün, onların ateş üzerinde azap görecekleri gündür.

ZARİYAT 14 - Onlara: "Tadın inkarınızın cezasını, işte sizin acele istediğiniz budur!" denecektir.

ZARİYAT 15-16 - Şüphesiz ki takva sahipleri Rablerinin kendilerine verdiği sevabı almış olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarında bulunacaklardır. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapıyorlardı.

ZARİYAT 15-16 - Şüphesiz ki takva sahipleri Rablerinin kendilerine verdiği sevabı almış olarak cennet bahçelerinde ve pınar başlarında bulunacaklardır. Çünkü onlar bundan önce iyilik yapıyorlardı.

ZARİYAT 17 - Onlar geceleyin pek az uyurlardı.

ZARİYAT 18 - Onlar seher vakitlerinde Allah'tan bağışlanma dilerlerdi.

ZARİYAT 19 - Onların mallarında isteyen ve istemeyen yoksullar için bir hak vardı.

ZARİYAT 20-21 - Kesin olarak inananlar için, yeryüzünde ve kendi nefislerinde nice ibretler vardır. Hiç görmüyor musunuz?

ZARİYAT 20-21 - Kesin olarak inananlar için, yeryüzünde ve kendi nefislerinde nice ibretler vardır. Hiç görmüyor musunuz?

ZARİYAT 22 - Sizin rızkınız da size vaad edilen sevap ve ceza da göktedir.

ZARİYAT 23 - Gök ve yerin Rabbine andolsun ki size edilen o vaad, herhalde haktır. O tıpkı sizin konuşmanız gibi gerçektir.

ZARİYAT 24 - Ey Muhammed! İbrahim'in şerefli misafirlerinin haberi sana geldi mi?

ZARİYAT 25 - Hani onlar İbrahim'in huzuruna girmişlerdi de "Selam sana!" demişlerdi. İbrahim: "Size de selam" demiş, ve içinden: "Bunlar tanınmamış bir topluluk!" diye geçirmişti.

ZARİYAT 26 - İbrahim, sonra ailesine giderek semiz bir buzağı (eti) getirdi.

ZARİYAT 27 - Onu önlerine sürerek: "Yemez misiniz?" dedi.

ZARİYAT 28 - Yemediklerini görünce onlardan içine bir korku düştü. Onlar İbrahim'e: "Korkma!" dediler ve onu çok bilgili bir oğul ile müjdelediler.

ZARİYAT 29 - Bunun üzerine karısı (Sâre) bir çığlık atarak geldi ve elini yüzüne vurarak: "Ben kısır bir kocakarıyım, nasıl çocuğum olur?" dedi.

ZARİYAT 30 - Misafir melekler: "Evet bu böyledir. Rabbin böyle buyurdu. Gerçekten O hüküm ve hikmet sahibidir. Herşeyi hakkıyla bilir." dediler.

ZARİYAT 31 - İbrahim, kendisine misafir olarak gelen meleklere: "Acaba sizin asıl önemli işiniz nedir ey elçiler?" dedi.

ZARİYAT 32 - Onlar: "Gerçekten biz günahkâr bir kavim (olan Lût kavmine) gönderildik.

ZARİYAT 33 - Onların üzerine çamurdan pişirilmiş sert taşlar yağdıracağız.

ZARİYAT 34 - O taşlardan herbirinin haddi aşanlardan kime isabet edeceği Rabbin katında işaretlenmiştir." dediler.

ZARİYAT 35 - Nihayet biz müminlerden orada bulunan kimseleri çıkardık.

ZARİYAT 36 - Fakat biz orada müslümanlardan bir ev halkından başka kimseyi de bulamadık.

ZARİYAT 37 - Biz orada acı bir azabdan korkan kimseler için bir ibret nişanesi bıraktık.

ZARİYAT 38 - Musa'nın kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu apaçık bir delille Firavun'a göndermiştik.

ZARİYAT 39 - Firavun ise ordusuyla birlikte yüz çevirmiş, onun hakkında: "Bu bir sihirbazdır, ya da bir delidir." demişti.

ZARİYAT 40 - Nihayet biz onu ve ordularını yakalayıp hepsini denize attık. Firavun ise o sırada (inadından dolayı pişmanlık duyarak) kendi kendini kınıyordu.

ZARİYAT 41 - Âd kavminin helâkinde de bir ibret vardır. Hani biz onların üzerine köklerini kesecek bir rüzgar göndermiştik.

ZARİYAT 42 - O rüzgar üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül gibi dağıtıyordu.

ZARİYAT 43 - Semud kavminin helâkinde de bir ibret vardır. Hani onlara: "Belirli bir süreye kadar dünyadan yararalanıp, geçinin!" denmişti.

ZARİYAT 44 - Onlarsa Rablerinin emrine karşı büyüklük tasladılar. Bunun üzerine kendilerini, bakıp dururlarken yıldırım yakalayıp, çarptı.

ZARİYAT 45 - Artık onlar, ne kendi kendilerine ayağa kalkabildiler, ne de yardım gördüler.

ZARİYAT 46 - Daha önce de Nuh kavmini helâk etmiştik. Çünkü onlar yoldan çıkmış fâsık bir kavimdiler.

ZARİYAT 47 - Biz göğü kudretimizle bina ettik. Hiç şüphesiz biz, çok genişlik ve kudret sahibiyiz.

ZARİYAT 48 - Yeryüzünü de biz döşedik. Bakın biz onu ne güzel döşüyoruz!

ZARİYAT 49 - Biz herşeyden iki çift yarattık. Umulur ki, iyice düşünürsünüz.

ZARİYAT 50 - Ey Muhammed! de ki: "Öyleyse Allah'a koşun, gerçekten ben size O'nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım.

ZARİYAT 51 - Allah'la beraber başka bir tanrı uydurmayın (O'na ortak koşmayın). Gerçekten ben size O'nun tarafından gönderilmiş apaçık bir uyarıcıyım."

ZARİYAT 52 - Böylece onlardan öncekilere de herhangi bir peygamber gelince, onun hakkında da mutlaka: "Bir sihirbazdır veya bir delidir." dediler.

ZARİYAT 53 - Onlar birbirlerine bunu mu tavsiye ettiler? Hayır onlar azgın bir kavimdir.

ZARİYAT 54 - Ey Muhammed! Sen onlardan yüz çevir. Artık sen kınanacak değilsin.

ZARİYAT 55 - Sen öğüt verip hatırlat. Çünkü, hatırlatmak müminlere fayda verir.

ZARİYAT 56 - Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.

ZARİYAT 57 - Ben onlardan herhangi bir rızık istemiyorum. Beni yedirmelerini de istemiyorum.

ZARİYAT 58 - Şüphesiz ki, rızık veren O sağlam kuvvet sahibi olan Allah'tır.

ZARİYAT 59 - Şüphsiz ki, zulmedenlerin geçmiş arkadaşlarının payı gibi, dolgun bir azab payı vardır. Ama şimdi onu acele istemesinler.
ZARİYAT 60 - Kendilerine vaad edilen günlerinde uğrayacakaları azabdan dolayı vay inkâr edenlerin haline!.

_________________
Ne beyan-ı hale cür’et, ne figana takatim var
Ne reca-yı vasla gayret, ne firaka kudretim var...

***
bir akşam üstü yanımız da kimsecikler olmaz;
ya da olması gerekenler yanımızdakiler değildir !!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yurekseferi.forumzen.com
 
51-Zariyat Suresi
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» KEVSER SURESİ'nin Açıklaması
» Allaha inanmakta zorluk çekiyorum

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
YÜREK SEFERİM :: YÜREK SEFERİME HOŞ GELDİNİZ... :: KİTABIMIZ KURAN-I KERİM :: KİTABIMIZ KURAN-I KERİMİN MEALİ(ELMALILI HAMDİ YAZIR)-
Buraya geçin: