YÜREK SEFERİM

Kim demiş ki gül yaşar diken himayesinde, dikenin itibarı ancak gül sayesinde...
 
AnasayfaPortalliGaleriTakvimSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 26-Şu`ara Suresi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SıZıM
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
avatar

Mesaj Sayısı : 1538
Yaş : 112
Kayıt tarihi : 07/11/06

MesajKonu: 26-Şu`ara Suresi   05.11.07 20:51

Şu`ara Suresi


ŞUARA 1 - Tâ, Sîn, Mîm.

ŞUARA 2 - Bunlar sana apaçık kitabın âyetleridir.

ŞUARA 3 - (Resulüm!) Onlar iman etmiyorlar diye adeta kendine kıyacaksın!

ŞUARA 4 - Biz dilersek onların üzerlerine gökten bir âyet (mucize) indiririz de, ona boyunları eğilekalır.

ŞUARA 5 - Bununla beraber kendilerine O Rahmân'dan yeni bir öğüt gelmeyedursun, ille ondan yüz çevirirler.

ŞUARA 6 - Üstelik (ona) "yalandır" dediler; fakat onlara alay edip durdukları şeyin haberleri yakında gelecektir.

ŞUARA 7 - Yeryüzüne bir bakmadılar mı? Biz orada her güzel çiftten nice bitkiler yetiştirmişiz.

ŞUARA 8 - Şüphesiz ki bunda mutlak bir âyet (nişane) vardır; ama onların çoğu iman etmezler.

ŞUARA 9 - Ve şüphe yok ki Rabbin, galip ve engin merhamet sahibidir.

ŞUARA 10 - Bir vakit de Rabbin, Musa'ya nida edip "Git o zalim kavme" dedi.

ŞUARA 11 - "Firavun kavmine, hâlâ sakınmayacaklar mı?"

ŞUARA 12 - (Musa) şöyle seslendi: "Ya Rab! Doğrusu ben korkarım ki beni yalancı sayarlar."

ŞUARA 13 - "Ve göğsüm daralır, dilim dönmez, onun için Harun'a da elçilik ver."

ŞUARA 14 - "Hem onların bana isnad ettikleri bir suç var. Ondan dolayı korkarım ki, hemen beni öldürürler."

ŞUARA 15 - (Allah): "Hayır hayır" buyurdu, "haydi ikiniz âyetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. Şüphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onları) işitiyoruz."

ŞUARA 16 - "Haydin Firavun'a gidin de deyin ki: İnan biz, âlemlerin Rabbinin elçisiyiz.

ŞUARA 17 - İsrail oğullarını bizimle beraber gönder."

ŞUARA 18 - "Â, dedi, biz seni çocukken himayemize alıp büyütmedik mi? Hayatının bir çok yıllarını aramızda geçirmedin mi?"

ŞUARA 19 - "Sonunda o yaptığın (kötü) işi de yaptın. Sen nankörün birisin!"

ŞUARA 20 - Musa, "Ben, dedi, o işi o anda yaptım ki şaşkınlardandım."

ŞUARA 21 - "Sizden korkunca da hemen aranızdan kaçtım. Sonra Rabbim bana hikmet bahşetti ve beni peygamberlerden kıldı."

ŞUARA 22 - "O başıma kaktığın nimet de (aslında) İsrail oğullarını kendine köle edinmiş olmandır. "

ŞUARA 23 - Firavun şöyle dedi: "Âlemlerin Rabbi dediğin nedir ki?"

ŞUARA 24 - Musa cevap olarak: "Eğer işin gerçeğini düşünüp anlayan kişiler olsanız (itiraf edersiniz ki) O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin Rabbi'dir."

ŞUARA 25 - (Firavun) etrafında bulunanlara: "İşitmiyor musunuz?" dedi.

ŞUARA 26 - Musa dedi ki: "O sizin de Rabbiniz, daha önce ki atalarınızın da Rabbidir."

ŞUARA 27 - (Firavun): "Size gönderilen bu elçiniz mutlaka delidir" dedi.

ŞUARA 28 - Musa devamla şöyle söyledi: "Şayet aklınızı kullansanız (anlarsınız ki), O, doğunun, batının ve ikisinin arasında bulunanların Rabbidir."

ŞUARA 29 - Firavun: "Benden başkasını ilâh tutarsan, andolsun ki seni zindana kapatılmışlardan ederim" dedi.

ŞUARA 30 - Musa sordu: "Sana apaçık bir şey getirmiş olsam da mı?"

ŞUARA 31 - Firavun: "Haydi getir onu bakayım, doğrulardan isen" dedi.

ŞUARA 32 - Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.

ŞUARA 33 - Elini de (koynundan) çekti çıkardı; bakanlara bembeyaz (görünen, nur saçan bir şey) oluverdi.

ŞUARA 34 - Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"

ŞUARA 35 - "Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?"

ŞUARA 36 - Dediler ki: "Bunu ve kardeşini eğle, şehirlere de toplayıcılar gönder."

ŞUARA 37 - "Bütün bilgiç sihirbazları sana getirsinler."

ŞUARA 38 - Böylece, sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi.

ŞUARA 39 - Halka, "Siz de toplanıyor musunuz? (Haydi çabuk olun)" denildi.

ŞUARA 40 - "Üstün gelirlerse herhalde sihirbazlara uyarız" dediler.

ŞUARA 41 - Sihirbazlar geldiklerinde Firavun'a "Şayet biz üstün gelirsek, muhakkak bize bir ücret vardır, değil mi?" dediler.

ŞUARA 42 - Firavun cevaben: "Evet, o takdirde hiç şüphe etmeyin, gözde kimselerden olacaksınız" dedi.

ŞUARA 43 - Musa onlara "Atın, ne atacaksanız" dedi.

ŞUARA 44 - Bunun üzerine iplerini ve değneklerini attılar ve "Firavun'un kudreti hakkı için şüphesiz elbette bizler galip geleceğiz" dediler.

ŞUARA 45 - Ardından Musa asâsını attı; bir de ne görsünler, onların uydurduklarını yutuyor!

ŞUARA 46 - Sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.

ŞUARA 47 - "İman ettik, dediler, Âlemlerin Rabbine "

ŞUARA 48 - "Musa ve Harun'un Rabbine!"

ŞUARA 49 - Firavun (kızgınlık içinde) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz ha! Anlaşıldı ki o size sihri öğreten büyüğünüzmüş! Ama şimdi bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama ke stireceğim, hepinizi çarmıha gerdireceğim!"

ŞUARA 50 - "Zararı yok dediler nasıl olsa biz Rabbimize döneceğiz."

ŞUARA 51 - "Herhalde biz müminlerin evveli olduğumuzdan dolayı, Rabbimizin bize mağfiret buyuracağını ümit ederiz"

ŞUARA 52 - Biz, Musa'ya: "Kullarımı geceleyin yola çıkar, çünkü takip edileceksiniz" diye vahyettik.

ŞUARA 53 - Firavun da şehirlere (asker) toplayıcılar gönderdi:

ŞUARA 54 - "Esasen bunlar, sayıları azar azar, bölük pörçük bir cemaattır."

ŞUARA 55 - "(Böyle iken) hakkımızda çok gayz (öfke) besliyorlar. "

ŞUARA 56 - "Biz ise, elbette uyanık (ve tekvücut) bir cemaatız." (diyor ve dedirtiyordu.)

ŞUARA 57 - Ama (sonunda) biz, onları (Firavun ve kavmini) bahçelerden, pınarlardan,

ŞUARA 58 - Hazinelerden ve şerefli makamlardan çıkardık.

ŞUARA 59 - Ve onlara İsrail oğullarını mirasçı yaptık.

ŞUARA 60 - Derken (Firavun ve adamları) güneş doğmuştu ki, onların ardına düştüler.

ŞUARA 61 - İki topluluk birbirini görünce, Musa'nın adamları "Eyvah, yakalandık! dediler.

ŞUARA 62 - Musa: "Hayır, aslâ! dedi, Rabbim şüphesiz benimledir, bana yolunu gösterecektir."

ŞUARA 63 - Bunun üzerine Musa'ya "Vur asân ile denize" diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her bölük koca bir dağ gibi oluverdi,

ŞUARA 64 - Ötekilerini de buraya yanaştırıvermiştik.

ŞUARA 65 - Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtardık,

ŞUARA 66 - Sonra da ötekileri suda boğduk.

ŞUARA 67 - Şüphesiz bunda bir âyet (ibret) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.

ŞUARA 68 - Ve şüphesiz, işte o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

ŞUARA 69 - (Resulüm!) onlara İbrahim'in kıssasını da naklet.

ŞUARA 70 - Hani o, babasına ve kavmine, "Neye tapıyorsunuz?" demişti.

ŞUARA 71 - "Birtakım putlara taparız da onlar sayesinde toplanırız" dediler.

ŞUARA 72 - İbrahim "Peki, dedi, yalvardığınızda onlar sizi işitiyorlar mı?"

ŞUARA 73 - "Veya size fayda veya zararları olur mu?"

ŞUARA 74 - "Yok, dediler, ama biz babalarımızı böyle yapar bulduk."

ŞUARA 75-76 - İbrahim dedi ki: "İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?"

ŞUARA 75-76 - İbrahim dedi ki: "İyi ama, ister sizin, ister önceki atalarınızın olsun, neye taptığınızı (biraz olsun) düşündünüz mü?"

ŞUARA 77 - "Hep onlar benim düşmanımdır; ancak âlemlerin Rabbi (benim dostumdur)"

ŞUARA 78 - "O ki, beni yaratan ve bana doğru yolu gösterendir,"

ŞUARA 79 - "Beni yediren, içirendir,"

ŞUARA 80 - "Hastalandığım zaman bana O, şifâ verir."

ŞUARA 81 - "O ki, benim canımı alacak, sonra diriltecektir. "

ŞUARA 82 - "Ve hesap günü, hatamı bağışlayacağını umduğumdur."

ŞUARA 83 - "Ya Rab! Bana hikmet (hüküm) ver ve beni iyiler (zümresin)e kat."

ŞUARA 84 - "Sonra gelecekler içinde beni doğrulukla anılanlardan eyle!"

ŞUARA 85 - "Ve beni naîm (nimeti bol) cennetin varislerinden eyle!"

ŞUARA 86 - "Babamı da bağışla, çünkü o yanlış gidenlerdendir. "

ŞUARA 87 - "(İnsanların) diriltilecekleri gün, beni mahcub etme."

ŞUARA 88 - "O gün ki ne mal fayda verir ne oğullar!"

ŞUARA 89 - "Ancak Allah'a temiz bir kalple gelenler o günde (kurtuluşa erer)."

ŞUARA 90 - (O gün) Cennet müttakilere yaklaştırılmıştır.

ŞUARA 91 - Azgınlar için de cehennem hortlatılmıştır.

ŞUARA 92-93 - Onlara, "Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilir.

ŞUARA 92-93 - Onlara, "Allah'ı bırakıp da taptıklarınız, hani nerede? Size yardım edebiliyorlar mı veya kendilerini kurtarabiliyorlar mı?" denilir.

ŞUARA 94 - Ve arkasından hep onlar (putlar ve azgınlar) o cehennemin içine fırlatılmaktadırlar.

ŞUARA 95-96 - Ve bütün o İblis orduları onun içinde birbirleriyle çekişirlerken dediler ki:

ŞUARA 95-96 - Ve bütün o İblis orduları onun içinde birbirleriyle çekişirlerken dediler ki:

ŞUARA 97 - "Vallahi biz, gerçekten apaçık bir sapıklık içindeymişiz."

ŞUARA 98 - "Çünkü biz sizi, âlemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk."

ŞUARA 99 - "Ve bizi hep o günahkarlar saptırdı."

ŞUARA 100 - "Bak bizim için ne şefaatçiler var,"

ŞUARA 101 - "Ne de yakın bir dost."

ŞUARA 102 - "Ah keşke (dünyaya) bir kere daha dönebilsek de, müminlerden olabilseydik."

ŞUARA 103 - Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır; oysa çokları iman etmiş değillerdir.

ŞUARA 104 - Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

ŞUARA 105 - Nuh kavmi de peygamberleri yalancılıkla itham etti.

_________________
Ne beyan-ı hale cür’et, ne figana takatim var
Ne reca-yı vasla gayret, ne firaka kudretim var...

***
bir akşam üstü yanımız da kimsecikler olmaz;
ya da olması gerekenler yanımızdakiler değildir !!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yurekseferi.forumzen.com
SıZıM
Site Yöneticisi
Site Yöneticisi
avatar

Mesaj Sayısı : 1538
Yaş : 112
Kayıt tarihi : 07/11/06

MesajKonu: Geri: 26-Şu`ara Suresi   05.11.07 20:52

ŞUARA 106 - Hani kardeşleri Nuh onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"

ŞUARA 107 - "Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş güvenilir bir Peygamberim.

ŞUARA 108 - "Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

ŞUARA 109 - "Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafaatımı verecek olan ancak, âlemlerin Rabbidir."

ŞUARA 110 - "Gelin, artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

ŞUARA 111 - "Â, dediler, senin ardına hep düşük kimseler düşmüşken, biz sana hiç inanır mıyız?"

ŞUARA 112 - Nuh dedi ki: "Onların yaptıkları hakkında bir bilgim yoktur."

ŞUARA 113 - "Onların hesabı ancak Rabbime aittir. Düşünsenize!"

ŞUARA 114 - "Hem ben iman edenleri kovmaya memur değilim."

ŞUARA 115 - "Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

ŞUARA 116 - Dediler ki: "Ey Nuh! Eğer vazgeçmezsen, iyi bil ki, taşa tutulanlardan olacaksın!"

ŞUARA 117 - Nuh: "Rabbim! dedi, kavmim beni yalancılıkla itham etti."

ŞUARA 118 - "Artık benimle onların arasında sen hükmünü ver. Beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."

ŞUARA 119 - Bunun üzerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide taşıyarak kurtardık.

ŞUARA 120 - Sonra da arkasında kalanları suda boğduk.

ŞUARA 121 - Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak ders) vardır; ama çokları iman etmiş değillerdir.

ŞUARA 122 - Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

ŞUARA 123 - Âd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.

ŞUARA 124 - Hani kardeşleri Hûd onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"

ŞUARA 125 - "Haberiniz olsun ki ben, size gönderilmiş, güvenilir bir Peygamberim."

ŞUARA 126 - "Gelin artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

ŞUARA 127 - "Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir. "

ŞUARA 128 - "Siz her tepeye bir alâmet bina edip eğlenir durur musunuz?"

ŞUARA 129 - "Temelli kalacağınızı umarak sağlam yapılar mı edinirsiniz?"

ŞUARA 130 - "Hem tuttuğunuz zaman merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz."

ŞUARA 131 - "Artık Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

ŞUARA 132 - "O Allah'tan korkun ki, size o bildiğiniz şeyleri vermekte,"

ŞUARA 133 - "Davarlar, oğullar,"

ŞUARA 134 - "Cennet gibi bağlar, bahçeler, pınarlar ihsan etmektedir."

ŞUARA 135 - "Cidden ben sizin hakkınızda büyük bir günün azabından korkuyorum."

ŞUARA 136 - "Dediler ki: "Sen ha vaaz etmişsin, ha vaaz edenlerden olmamışsın, bizce birdir."

ŞUARA 137 - "Bu sırf eskilerin âdetidir."

ŞUARA 138 - "Biz azaba uğratılacak da değiliz."

ŞUARA 139 - Böylece onu yalancı saydılar; biz de kendilerini helak ettik. Şüphesiz bunda mutlak bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.

ŞUARA 140 - Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

ŞUARA 141 - Semûd (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.

ŞUARA 142 - Hani kardeşleri Salih onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"

ŞUARA 143 - "Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

ŞUARA 144 - "Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

ŞUARA 145 - "Buna karşılık ben sizden hiçbir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir."

ŞUARA 146 - "Siz burada güven içinde bırakılacak mısınız?"

ŞUARA 147 - "Bahçelerin, pınarların içinde,"

ŞUARA 148 - "Ekinlerin, salkımları sarkmış hurmalar arasında,"

ŞUARA 149 - Ki bir de dağlardan keyifli keyifli kâşâneler oyuyorsunuz."

ŞUARA 150 - "Gelin! Allah'tan korkun da bana itaat edin."

ŞUARA 151-152 - "Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın."

ŞUARA 151-152 - "Yeryüzünde bozgunculuk yapıp dirlik düzenlik vermeyen bozguncuların emrine uymayın."

ŞUARA 153 - "Sen dediler, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin!"

ŞUARA 154 - "Sen de ancak bizim gibi bir beşersin. Eğer doğru söyleyenlerden isen, haydi bize bir âyet (mucize) getir."

ŞUARA 155 - Salih "İşte (mucize) bu dişi devedir; su içme hakkı (bir gün) onundur, belli bir günün içme hakkı da sizin" dedi.

ŞUARA 156 - "Sakın ona bir kötülükle ilişmeyin, yoksa sizi büyük bir günün azabı yakalayıverir."

ŞUARA 157 - Derken onu kestiler; fakat pişman da oldular.

ŞUARA 158 - Çünkü kendilerini azap yakalayıverdi. Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır, ama çokları iman etmiş değillerdir.

ŞUARA 159 - Ve şüphesiz Rabbin, işte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

ŞUARA 160 - Lût (kavmi) de peygamberleri yalancılıkla itham etti.

ŞUARA 161 - Hani kardeşleri Lût onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan kormaz mısınız?"

ŞUARA 162 - "Haberiniz olsun ki, ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

ŞUARA 163 - "Gelin artık, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

ŞUARA 164 - "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan ancak âlemlerin Rabbidir."

ŞUARA 165 - "İnsanlar içinden erkeklere mi gidiyorsunuz?"

ŞUARA 166 - "Bırakıyorsunuz da sizler için yarattığı eşleri! Doğrusu siz insanlıktan çıkmış bir kavimsiniz!"

ŞUARA 167 - Onlar şöyle dediler: "Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bilki, sürülenlerden olacaksın."

ŞUARA 168 - Lût "Doğrusu ben, dedi, sizin bu işinize buğzedenlerdenim."

ŞUARA 169 - "Yâ Rabbi! Beni ve ailemi onların yapageldiklerin(in vebalin)den kurtar."

ŞUARA 170 - Biz de onu ve ailesinin tamamını kurtardık,

ŞUARA 171 - Ancak (geride) bir yaşlı kadın kaldı.

ŞUARA 172 - Sonra geridekilerin hepsini helak ettik.

ŞUARA 173 - Ve üzerlerine öyle bir yağmur yağdırdık ki, (uyarılanların) o yağmuru ne kötü bir yağmurdu!

ŞUARA 174 - Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir.

ŞUARA 175 - Ve şüphesiz Rabbin, işte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

ŞUARA 176 - Eyke halkı da peygamberleri yalancılıkla itham etti.

ŞUARA 177 - Hani Şuayb onlara şöyle demişti: "Siz Allah'tan korkmaz mısınız?"

ŞUARA 178 - "Haberiniz olsun ki ben size gönderilmiş güvenilir bir peygamberim."

ŞUARA 179 - "Gelin, Allah'tan korkun ve bana itaat edin."

ŞUARA 180 - "Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Benim mükafatımı verecek olan yalnız âlemlerin Rabbidir."

ŞUARA 181 - "Ölçeği tam ölçün de hak yiyenlerden olmayın."

ŞUARA 182 - "Ve doğru terazi ile tartın."

ŞUARA 183 - "Halkın eşyalarını değerinden düşürmeyin. Yeryüzünde bozgunculuk yaparak karışıklık çıkarmayın."

ŞUARA 184 - "O sizi ve sizden önceki nesilleri yaratan Allah'tan korkun."

ŞUARA 185 - Onlar şöyle dediler: "Sen, olsa olsa iyice büyülenmiş birisin."

ŞUARA 186 - "Sen de bizim gibi bir beşerden başka nesin? Bil ki, biz seni ancak yalancılardan biri sayıyoruz."

ŞUARA 187 - "Şayet doğru sözlülerden isen, üstümüze gökten bir parça düşürüver."

ŞUARA 188 - Şuayb, "Rabbim, yaptıklarınızı en iyi bilendir" dedi.

ŞUARA 189 - Hülasa, onu yalancı saydılar da kendilerini o gölge gününün azabı yakalayıverdi. O cidden büyük bir günün azabı idi!

ŞUARA 190 - Şüphesiz bunda bir âyet (alınacak bir ders) vardır. Ama çokları iman etmiş değillerdir.

ŞUARA 191 - Ve şüphesiz Rabbin, işte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.

ŞUARA 192 - Ve muhakkak ki bu (Kur'ân) âlemlerin Rabbinin indirmesidir.

ŞUARA 193 - (Resulüm!) Onu Rûhu'l-emin (Cebrail) indirdi;

ŞUARA 194 - Uyarıcılardan olasın diye senin kalbin üzerine;

ŞUARA 195 - Açık parlak bir Arapça lisan ile.

ŞUARA 196 - O, şüphesiz daha öncekilerin kitaplarında da vardı.

ŞUARA 197 - İsrailoğulları bilginlerinin onu bilmesi, onlar için bir âyet (delil) değil midir?

ŞUARA 198-199 - Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi.

ŞUARA 198-199 - Biz onu Arapça bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusaydı, yine de ona iman etmezlerdi.

ŞUARA 200-201 - Böylece onu günahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.

ŞUARA 200-201 - Böylece onu günahkarların kalplerine soktuk. (okuyup anladılar, ama yine de) acıklı azabı görünceye kadar ona iman etmezler.

ŞUARA 202 - İşte bu (azab) onlara, kendileri farkında olmadan, ansızın geliverecektir.

ŞUARA 203 - O zaman "Bize (iman etmemiz için) mühlet verilir mi acaba?...diyeceklerdir.

ŞUARA 204 - (Oysa dünyada iken) Onlar bizim azabımızı çarçabuk istiyorlardı.

ŞUARA 205 - Gördün ya artık onlara senelerce zevk ettirsek,

ŞUARA 206 - Sonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip çatarsa,

ŞUARA 207 - O yaşadıkları zevkin kendilerine hiçbir faydası olmayacaktır.

ŞUARA 208 - Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyarıcı (peygamberleri) olmuştur.

ŞUARA 209 - (Onlar) ihtar edilmiştir ve biz zulmetmiş değiliz.

ŞUARA 210 - Onu (Kur'ân'ı) şeytanlar indirmedi.

ŞUARA 211 - Bu onlara hem yaraşmaz hem güçleri yetmez.

ŞUARA 212 - Şüphesiz onlar vahyi işitmekten uzak tutulmuşlardır.

ŞUARA 213 - O halde sakın Allah ile beraber başka tanrıya kulluk edip yalvarma, yoksa azaba uğratılanlardan olursun.

ŞUARA 214 - (Önce) en yakın hısımlarını uyar.

ŞUARA 215 - Ve sana uyan müminlere kanadını indir.

ŞUARA 216 - Şayet sana karşı gelirlerse, de ki: "Ben sizin yaptıklarınızdan muhakkak uzağım."

ŞUARA 217 - Sen O, mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan.

ŞUARA 218 - O ki, (gece namaza) kalktığın zaman seni görüyor.

ŞUARA 219 - Ve secde edenler arasında dolaşmanı da (görüyor.)

ŞUARA 220 - Çünkü her şeyi işiten, her şeyi bilen O'dur.

ŞUARA 221 - Şeytanların kime ineceğini size haber vereyim mi?

ŞUARA 222 - Onlar, günaha, iftiraya düşkün olan herkesin üzerine inerler.

ŞUARA 223 - Onlar, (şeytanlara) kulak verirler ve onların çoğu yalancıdır.

ŞUARA 224 - Şairler(e gelince), onlara da sapıklar uyar.

ŞUARA 225-226 - Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?

ŞUARA 225-226 - Onların her vadide şaşkın şaşkın dolaştıklarını ve gerçekte yapmadıkları şeyleri söylediklerini görmedin mi?

ŞUARA 227 - Ancak iman edip iyi ameller işleyenler, Allah'ı çok çok ananlar ve haksızlığa uğratıldıklarında kendilerini savunanlar müstesna; haksızlık edenler, hangi dönüşe (hangi akibete) döndürüleceklerini yakında bileceklerdir.

_________________
Ne beyan-ı hale cür’et, ne figana takatim var
Ne reca-yı vasla gayret, ne firaka kudretim var...

***
bir akşam üstü yanımız da kimsecikler olmaz;
ya da olması gerekenler yanımızdakiler değildir !!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://yurekseferi.forumzen.com
 
26-Şu`ara Suresi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» KEVSER SURESİ'nin Açıklaması
» Allaha inanmakta zorluk çekiyorum

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
YÜREK SEFERİM :: YÜREK SEFERİME HOŞ GELDİNİZ... :: KİTABIMIZ KURAN-I KERİM :: KİTABIMIZ KURAN-I KERİMİN MEALİ(ELMALILI HAMDİ YAZIR)-
Buraya geçin: